Bilindiği üzere, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPK) uygulaması gereği, ülkemizde faaliyet izni bulunmaksızın aracı kurum/yatırım kuruluşu olarak faaliyet göstererek fon ve para toplamak kanuna aykırıdır. Özellikle son dönemlerde, Sermaye Piyasası Kurulu’nun özellikle bankacılık sisteminde yaptığı çok ciddi takip ve denetlemeler sonucunda, bahse konu Sermaye Piyasası Kurulu’nca lisanslandırılarak legalleştirilmemiş birçok kurum ve kuruluşla likit para, fon, kripto para (bitcoin v.s.) alış-verişi bulunan ülkemizde yerleşik vatandaşlar; Sermaye Piyasası Kurulu’nun radarına takılmakta, öncelikle Kurul tarafından bilgi ve açıklama talep edilmekte, ardından da gerçekleştirilen yurtdışı kaynaklı, kayıt dışı ve illegal forex işlemleri nedeniyle ciddi idari para cezalarıyla ve hatta hapis cezalarıyla yüzleşmektedir.

Hemen hemen istisnasız tamamı yurt dışında yerleşik bulunan ve birçoğu off-shore merkezlerinde konumlanan bahse konu aracı kurumlar, Sermaye Piyasası Kurulu’nun denetimine tabi olmayıp, ulusal mevzuatın zorunlu tuttuğu SPK lisansına sahip olamamaktadır. Dolayısıyla, bahse konu şirketlerle yaşanan yahut yaşanabilecek uyuşmazlıklarda da ülkemiz içindeki mahkemeler ve savcılıklar gibi yargı mercileri ile Kurul gibi idari kurumların yaptırım yetkisi bulunmamaktadır.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun Sermaye Piyasalarında Denetim ve Tedbirler başlıklı beşinci kısmının Denetim, Arama ve El Koyma alt başlığını taşıyan birinci kısmındaki Denetim Faaliyetinin İcrası başlıklı 89. maddesi uyarınca; Sermaye Piyasası Kurulu’nun denetimle görevlendirilen personelinin tüm gerçek ve tüzel kişilerden Sermaye Piyasası Kanunu’nun ve diğer ilgili mevzuat hükümleriyle ilgili görecekleri bilgi ve belgeleri talep etme, yazılı yahut sözlü savunma isteme hakkı yasal olarak mevcuttur.

Yurt dışı Forex Firmalarında Yasa dışı İşlem Yapanlar Ağır Cezalara Maruz Kalabilir!

Sermaye Piyasası Kanunu’nun 103. maddesinin 7. fıkrası uyarınca ise, bahse konu savunma talebine süresi içinde cevap vermeyen, gerçeğe aykırı yahut yanıltıcı savunma veren yahut savunmasını hukuka uygun şekilde delillendiremeyen kişi ve kuruluşlar hakkında aynı maddenin 1. fıkrasına referansla 20.000,00-TL’den (yirmibintürklirası) 250.000,00-TL’ye (ikiyüzellibintürklirası) kadar idari para cezası verilmektedir.

Bununla birlikte, yine Sermaye Piyasası Kanunu’nun 111. maddesi uyarınca, elindeki kayıtları Sermaye Piyasası Kurulu’na hiç ve/veya istenildiği şekliyle vermeyen kişi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

Yatırımcıların genellikle ülke içinde yerleşik ve yasal olarak kurulmuş kuyumculuk, değerli taş, inşaat ve akaryakıt sektörlerinde faaliyet gösteren ve “zombi şirket” olarak nitelendirilebilecek şirketlere likit para ve kripto para transfer ederek yaptığı yatırımlar neticesinde, Sermaye Piyasası Kurulu bu şaibeli şirketlerin para transferlerinden yola çıkarak diğer yatırımcıların da forex ve kaldıraçlı piyasa işlemlerini tespit ettiğini söylemek mümkündür.

Böylesine ciddi idari para cezası yaptırımı ve hürriyeti bağlayıcı hapis cezası öngörülen ve yapılan forex işlemi/işlemleriyle elde etmeyi beklenen kârın çok üstünde yaptırımlara yol açan, Sermaye Piyasası Kurulu’nun son dönemlerde çok ciddi ve sıkı şekilde denetleme yapıp savunma talep edip ardından ciddi cezalar tahakkuk ettirerek birçok yatırımcının adeta korkulu rüyası hâline gelen bu husus ile ilgili olarak yatırımcıların son derece dikkatli olması, mevzuatın emir ve yasaklarına riayet ederek yasal yollarla forex işlemleri ve kaldıraçlı işlemlerini yapması, bahse konu Sermaye Piyasası Kurulu’nun savunma taleplerinde de muhakkak hukuki yardım alarak profesyonel hukukçularla süreci yönetmesi gerektiği kanaatindeyiz.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun savunma taleplerine ilişkin olarak kurula gönderilecek savunma ve itiraz dilekçesi için son derece titiz ve dikkatli şekilde hukuki ve teknik bir altyapı ile hazırlık yapılması elzemdir. Keza belirtmek faydalı olacaktır ki; bu aşamada yapılacak olan savunma ve itirazların, yıllar sonra uyuşmazlığın yargı aşamasına taşınması durumunda da yargı makamlarınca okunacak, görülecek ve dolayısıyla irdelenecek ilk evraklardan olduğunu asla unutmamak, bu itiraz ve savunmanın “temel” gerekmektedir.

Kurulun, yatırımcı ve yurtdışı forex işlemi yapan kişinin savunmasına ve itirazına itibar etmeyerek yatırımcıyı idari para cezası ile cezalandırdığı durumlarda ise para cezasının iptali için idari yargı yoluna başvurarak idare mahkemelerinde dava açma yolu saklıdır. Bu noktada SPK tarafından verilen cezanın yargıya taşınarak iptali için dava açılması ve konunun idare mahkemelerince incelenmesi hakkının (kesin sürelerle bağlı kalmak üzere) baki olduğundan bahsetmek mümkündür. Fakat tekraren belirtmek gerekiyor ki; SPK’nın idari para cezası tahakkuk ettirdiği durumlarda idari yargıya başvurulduğu vakit, yahut bir üst mahkeme olan Bölge İdare Mahkemesi ve/veya Danıştay’a dosyanın taşındığı durumlarda, savunmanın temelini Sermaye Piyasası Kurulu’na yapılan ilk itiraz ve savunma çok büyük önem arz etmektedir. Esasen, bir davanın temelini ve çıkış noktasını oluşturan noktanın da bu savunma olduğundan bahsetmek mümkündür.

Bunun yanı sıra, şayet savunma yapılmaması yahut yapılan savunmanın yetersiz ve hukuki mesnetten yoksun olduğuna karar verilerek Sermaye Piyasası Kanunu’nun 111. maddesi uyarınca yatırımcı hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istenmek suretiyle ceza davası açılacak olur ise, yine ilk evvela (şayet kurula verildi ise) bu savunma ve itiraz dilekçesinin inceleneceğini, ardından da ceza yargılamasına tabi usul hükümleri ile yargılamanın yapılacağını söyleyebiliriz.

Sonuç olarak, yurt dışı kaynaklı yatırım kuruluşlarından yapılan yatırım nitelikli forex işlemlerinin ciddi bir yaptırımı ve yasal karşılığı olacağını unutmamakla birlikte yatırımların ve kaldıraçlı alım-satım işlemleri ile forex işlemlerinin yurt içinde ve Sermaye Piyasası Kurulu tarafından lisanslanan kurumlar aracılığıyla yürütmenin çok daha az risk teşkil edeceğini dile getirmek en doğru tavsiye olacaktır.