Bilindiği üzere; Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 2011 yılından itibaren mevzuatça çerçevesi belirlenen koşulları haiz yatırım kuruluşlarını/aracı kurumları yetkilendirmeye, lisanslandırmaya başlamıştır. Yasal mevzuat uyarınca, yatırımcı, yalnızca SPK tarafından lisanslandırılmış kuruluşlarda kaldıraçlı işlemler yapabilecektir. 17.12.2013 günü 28854 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ uyarınca, bu şirketlerin çok sıkı şekil ve öz denetimine tabi oldukları, dolayısıyla mağduriyet yaratma ihtimalinin, SPK lisansı bulunmayan kurum ve kuruluşlara göre çok daha düşük olduğu izahtan varestedir.

Ancak her ne kadar yasal mevzuat, ülke sınırları çerçevesinde kaldıraçlı işlemlerin yalnızca SPK lisansına sahip aracı kurumlarda yapılacağını öngörmüş olsa da, ülkemizdeki Forex şirketlerinin gerek minimum bakiye yükümlülüğü, gerekse de 1:10 oranındaki kaldıraç işleminin her zaman cazip görünmüyor olması nedeniyle yatırımcıların SPK lisansı bulunmayan şirketlerde kaldıraçlı işlemler yapmaya yöneldiği görülmektedir. Fakat, bu kurum ve kuruluşlarda yapılan işlemlere ilişkin yatırımcının hiçbir hukuki güvenliği bulunmadığını en baştan söylemek gerekir.

Küresel finans piyasalarına erişimdeki serbestiyet dikkate alındığı vakit, akademik çalışmalar yüksek kazanç iştahıyla yüksek bir riski sırtlanan yatırımcının çoğunlukla bu riskleri dikkate almayabileceğini gösteriyor. Mitton ve Vorkink’in Review of Financial Studies’ta 2007’de yayımlamış olduğu çalışmalarında, şahsi olarak işlem yapmakta olan yatırımcıların tıpkı şans oyununa benzer bir düşünce yapısıyla yatırım araçlarına yöneldiğini ortaya koymuştur. Piyasadaki kurum ve kuruluşların verilerinden de açıkça görülmektedir ki; özellikle küçük portföylere sahip yatırımcılar çok daha yüksek risk iştahına sahip.

Bu şirketlere döviz, türk lirası yahut kripto para gönderdikten sonra birçok farklı sebeple mağdur edilen yatırımcının talep hakkı olup olmadığı ise hukuki derinliğe sahip bir konu olmakla birlikte; sonda verilecek cevabı bu aşamada verir isek yanıt evet olacaktır.

SPK mevzuatı gereği, Türkiye’de faaliyet izni olmaksızın aracı kurum/yatırım kuruluşu gibi faaliyet göstererek fon toplamanın yasak olduğundan bahsetmiştik. Yatırımcı tarafından döviz, türk lirası yahut kripto para gönderilerek kaldıraçlı işlemlere ve forex piyasalarında işlemlere girişildiği takdirde yaşanabilecek mağduriyetlerin hukuk yoluyla giderilmesi mümkündür. SPK lisansı olmayan aracı kurum ve yatırım kuruluşlarında forex işlemi/kaldıraçlı işlem yapıldığı iddiası gerçek dışıdır. SPK lisansı bulunmayan yatırım kuruluşları ile aracı kurumların hukuki mesnetten yoksun ve gerçek dışı bu iddialarını ispatlayabilecekleri bir enstrüman bulunmamaktadır. Bu kurum ve kuruluşlar ne Londra, Frankurt gibi finans merkezlerine işlemlerinin karşılıklarını göndermekte, ne SPK nezdinde tutulan kayıtlara veri aktarımı yapmakta ne de finansal olarak bir karşılık ayırmaktadırlar. Bu nedenlerle, bahse konu yasaya aykırı kuruluşlar nezdinde yaşanan mağduriyetlerin çözümü için yatırımcıların genel hukuk yollarına başvurma hakkı bakidir.