
Tedarikçi Kaynaklı Üretim Kayıplarında Şirketler İçin Zarar Yönetimi ve Rücu Mekanizmaları
Endüstriyel işletmelerde ve fabrikalarda dışarıdan temin edilen mal veya hizmetlerde ortaya çıkan ayıplar, çoğu zaman yalnızca teknik bir arızadan ibaret olmamakta, üretim bandının durması, verim kaybı, hammadde hebası, kapasite düşüşü ve ek maliyetler gibi geniş kapsamlı sonuçlara yol açabilmektedir. Bu üretim kayıplarının hukuki açıdan değerlendirilmesinde; mal veya hizmet tedarikçisinin sözleşmesel yükümlülüklerine aykırılık durumu, teslim edilenin yahut verilen hizmetin standartlara uygunluğu, hizmet ifasında gerekli özenin gösterilip gösterilmediği ve ortaya çıkan zararla ayıp arasındaki illiyet bağı önem kazanmaktadır. Dolayısıyla üretimin durmasına neden olan ayıpların teknik olarak tespiti, zarar kalemlerinin somut verilere dayanarak belirlenmesi ve sorumluluğun dayanağının hukuki olarak ortaya konulması, hem talep edilebilir zararların kapsamının belirlenmesi, hem de işletmenin rücu süreçlerini etkin şekilde yürütebilmesi bakımından şarttır.
“Rücu” kelimesi, Türk Dil Kurumu’nda geri dönme, sözünden dönme, cayma gibi anlamlarda kullanılmaktadır. Hukuki anlamda ise rücu; bir kişinin üstlendiği veya ödediği bir borç ya da zararı, bu zararın asıl sorumlusunun karşı yan olduğuna dayanarak ilgili kişiden geri talep etmesi anlamına gelir. Bir başka ifadeyle rücu, zarar görenin maruz kaldığı mali yükü, zararın fiilen ve hukuken sorumlusu olan kişiye yansıtabilmesine imkân sağlayan bir hukuki mekanizmadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca rücu hakkı; haksız fiillerden veya sözleşmeye aykırılıktan, doğabilir. Özellikle ticari hayatta rücu enstrümanı, zararın gerçek sorumlusunda bırakılmasını sağlayarak hem hakkaniyeti hem de ekonomik verimliliği destekleyen bir tazmin mekanizması olarak ön plana çıkar.
Rücu imkânının doğabilmesi için üç temel unsurun birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bunlar zararın oluşması, kusur veya hukuki sorumluluk, zarar ile kusur arasında illiyet bağıdır. Bu unsurlardan herhangi birinin eksikliği rücu talebinin karşılığının, karşı taraftan geri alınmasını olanaksız kılar. Her bir unsurun belgelenebilir, ispatlanabilir ve somut nitelikte olması, rücu mekanizmasının çalışması için olmazsa olmazlardandır. Zira ispat külfeti, zarar görene aittir. İspatın sağlanamaması halinde ise zararın mali yükü işletmede kalır ve kusurlu taraf sorumluluktan kurtulabilir.
1. Üretim Bandının Durması Halinde Oluşabilecek Zarar Kalemleri Nelerdir?
Üretim bandının durması, çoğu zaman tek bir teknik arızadan ibaret olmayıp, üretim, lojistik, ticari ilişkiler ve finansal yükümlülükler üzerinde çok boyutlu zararlara yol açmaktadır. Zarar kalemleri bilirkişi incelemeleriyle ve/veya tespit edilen somut bulgular sonucunda ortaya konulur. Bu zararların, nitelikleri itibarıyla birden fazla başlık altında incelenmesi mümkündür.
(i) Doğrudan Üretim Kaybından Doğan Zararlar
Durma süresince üretilemeyen ürünler, birim maliyeti ve makul kâr oranı dikkate alınarak hesaplanabilir. Burada esas alınan yöntem, gerçekleşmiş siparişler ve üretim planlamasıdır. Planlama sonucu üretilmesi gereken miktardan, üretilen ürün sayısı çıkarılarak aradaki zarar kalemi tespit edilebilmektedir.
Üretim bandının durmasına bağlı olarak fireye dönüşen ve heba olan hammadde, ekonomik değerini kaybeden ya da tamamen kullanım dışı kalan yarı mamuller de zarar kalemi olarak kabul edilir. Bunun yanında, değer kaybına uğrayan ürünlerin yeniden işlenmesi veya tamir edilmesi için katlanılan giderler de rücu kapsamında değerlendirilir.
(ii) İşgücü ve Personel Kaynaklı Zararlar
Üretim kaybının telafi edilmesi için yapılan fazla mesai ödemeleri veya vardiya düzenlemeleri, bordro ve puantaj kayıtlarıyla ispatlanabilir niteliktedir. Arızanın giderilmesi yahut üretim bandının durması neticesinde başkaca üretimleri ve siparişleri yetiştirebilmek adına çalışanların fazla mesai yapması, vardiya değişikliği ve gece çalışmaları, rücu edilmeye elverişli zarar kalemlerini oluşturur. Ayrıca arızanın giderilmesi veya üretimin yeniden devreye alınması amacıyla dışarıdan teknik hizmet alınması hâlinde servis hizmetleri, bakım ve onarım gibi hizmet bedelleri de rücu kapsamında değerlendirilir.
(iii) Operasyonel ve Teknik Maliyet Artışları
Üretimin yeniden devreye alınması süreci teknik ve operasyonel anlamda ek maliyet yaratır. Arızanın giderilmesi için yapılan onarım, bakım, parça değişimi, teknik ayarlar ve test çalışmaları, doğrudan zarar kalemi niteliği taşır ve rücuya konu edilebilir. Üretime yeniden başlarken gerçekleştirilen test süreçleri nedeniyle tüketilen ek enerji, makinelerin yeniden işletilmesi için yapılan hazırlık çalışmaları, personel eğitimleri ve makine ayarları da zararın bir parçası olarak kabul edilir.
Bunun yanında üretimin gecikmeden devam edebilmesi amacıyla yapılan acil hammadde tedariği, hava kargo gönderimleri gibi aşırı maliyetli lojistik çözümleri ve benzeri operasyonel giderler de durmanın sonucu olduğundan rücu edilebilir niteliktedir.
(iv) Sözleşmesel Yükümlülüklerden Doğan Zararlar
Üretim bandının durması, işletmenin müşterileriyle olan sözleşme ilişkilerini de doğrudan etkiler. Teslimatın gecikmesi nedeniyle müşterilere ödenebilecek olan cezai şart bedelleri, sözleşme hükümlerinden doğan maddi tazminatlar ve gecikme nedeniyle ortaya çıkan diğer mali yükümlülükler de rücuya konu edilebilir. Bunun yanında durma nedeniyle somut olarak iptal edilen siparişler, iade edilen bedeller, kaybedilen gelirler, düşen ticari itibar ve feshedilen ticari ilişkiler de ispatlanabilir nitelikte oldukları sürece zarar kalemi olarak ileri sürülebilir.
(v) Sigorta ve Finansal Yansımalar
Üretim bandının durmasına bağlı olarak sigorta poliçelerinin çalıştırılması halinde işletmenin risk seviyesinin yükselmesi sonucunda sigorta primlerinde artış meydana gelir ise, artışın doğrudan durma nedeniyle gerçekleştiğinin somut delillerle ortaya konulması hâlinde prim farkı rücu edilebilir. Aynı şekilde durma sonrası poliçelerde yapılan güncellemeler, ek teminatlar ve sigorta teminatını güçlendirmek amacıyla katlanılan maliyetler de rücu kapsamında değerlendirilebilir. Ancak bu tür zarar kalemlerinin kabulü için uygulamada ileri düzeyde teknik ispat gerektirir. Bu kalemler ispat bakımından daha karmaşık olup illiyet bağının kurulması genellikle daha zor kabul edilir.
(vi) Yardımcı ve Destek Hizmetlerinden Doğan Zararlar
Durma sürecinde veya zarar tespit sürecinde üçüncü kişilerden alınan hizmetlerin bedelleri de rücu kapsamındadır. Arızanın giderilmesi amacıyla alınan acil teknik destek ve servis hizmetleri, uzman incelemesi, mühendislik hizmetleri ve danışmanlık giderleri zarar kalemi olarak ileri sürülebilir. Ayrıca zararın kapsamının tespit edilmesi için alınan bilirkişi raporları, laboratuvar analizleri ve teknik değerlendirme raporları da rücu edilebilecek nitelikte maliyetler arasında yer almaktadır.
2. Rücu Davası’nın Zamanaşımı Süresi
Türk Borçlar Kanunu’nun 73. maddesi’nde “Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” olarak belirtilmiştir.
Bu tür davalarda hem ispat külfetinin zarar görenin üzerinde olması, hem de neredeyse tüm hadiselerin teknik olarak izaha muhtaç olması nedeniyle hiç vakit kaybedilmeden öncelikle mahkemelerce kabul edilebilir tespit sürecine girilmesi çok büyük önem arz eder. Bu nedenle zamanaşımı süresinin oldukça uzun olmasını dikkate almadan, zararın gerçekleştiği andan itibaren çok hızlı bir şekilde reaksiyon alınarak zararın ve illiyet bağının tespiti için yasal süreçlere başvurulması gerekir.
3. Sonuç ve Değerlendirme
Üretim bandının durması işletmeler açısından çok boyutlu, zincirleme etkileri olan ve teknik tespit gerektiren bir süreçtir. Ortaya çıkan zararların rücu edilebilmesi için zararın somut delillerle ispatlanması, muhasebe kayıtlarıyla desteklenmesi, hesap edilebilir olması ve zarar ile kusur arasında doğrudan bir illiyet bağının kurulması şarttır. Uygulamada en kolay rücu edilen zarar kalemleri üretim kaybı, fire ve zaiyat verilen ürünler, fazla mesai ödemeleri, teknik servis giderleri ve sözleşmesel cezai şartlardır. Buna karşılık sigorta prim farkı, soyut pazar kaybı ve marka değeri kaybı gibi kalemlerde ispat yükü daha zor olduğundan rücu imkânı daha güçleşmektedir.
Sonuç olarak rücu enstrümanı, zararın gerçek sorumlu üzerinde bırakılmasını sağlayan etkin bir hukuki araçtır. Ancak rücu talebinin başarıya ulaşabilmesi için teknik incelemelerin hiç vakit kaybetmeksizin zamanında yapılması, belge yönetimlerinin doğru yürütülmesi, muhasebe kayıtlarının eksiksiz tutulması, uzman bilirkişi raporlarının alınması ve zamanaşımı süresinin kaçırılmamış olması kritik öneme sahiptir.
Üretim bantlarındaki durmalar, ayıplı ürün, ayıplı hizmet ifası veya tedarikçi kaynaklı zararlar konusunda sürecin hukuki doğru ve etkin şekilde yönetilebilmesi için avukatlık firmamızla info@cetinavukatlik.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.
Ofisimizin konu ile alakalı hizmetlerine ilişkin detaylı bilgi almak için:
