
Konkordato Sürecinde Rehinli Alacaklıların Hukuki Durumu
Konkordato sürecinde rehinli alacaklıların hakları, konkordato mühleti içinde rehinli malların satılıp satılamayacağı, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibin mümkün olup olmadığı ve teminat hakkının hangi şartlarda sınırlandırıldığı, ticari şirketler tarafından güncel ekonomik konjonktürde en çok merak edilen ve en fazla uyuşmazlığa konu olan başlıklar arasında yer almaktadır. Konkordato kurumu, borca batıklık veya ödeme güçlüğü riski altındaki işletmelerin tasfiyeye sürüklenmeksizin ekonomik varlıklarını koruyabilmelerini amaçlayan, yargısal denetim altında yürütülen bir yeniden yapılandırma mekanizmasıdır. Bu mekanizma, bir yandan borçlunun faaliyetlerini sürdürebilmesini temin etmeyi, diğer yandan da alacaklıların alacaklarına belirli bir plan çerçevesinde ve adil şekilde kavuşmasını hedeflemektedir.
Uygulamada en çok tartışma yaratan başlıklardan biri, konkordato mühleti içerisinde rehinle teminat altına alınmış alacakların akıbetidir. Zira rehin hakkı, alacaklıya ayni teminat sağlayan ve öncelikli tahsil imkânı tanıyan güçlü bir hukuki konum sunmaktadır. Buna karşılık konkordato, borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf serbestisini sınırlandırmakta ve takip hukukuna ilişkin bazı genel yasaklar öngörmektedir.
Bu iki kurumun kesişim noktasında ortaya çıkan temel mesele, konkordato mühletinin, rehinli alacaklıların teminat hakkını ne ölçüde sınırlandıracağı ve bu sınırlamanın hangi şartlarda istisnaya tabi tutulacağıdır. Aşağıda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde, rehinli alacaklıların mühlet sürecindeki hukuki durumu, satış yasağının kapsamı, istisnaları ve tasdik sonrası erteleme mekanizması ayrıntılı biçimde ele alınacaktır.
1. Konkordato Mühleti ve Genel Takip Yasağı
Konkordato süreci, geçici mühlet ve kesin mühlet olmak üzere iki aşamadan oluşmaktadır. Mühlet kararıyla birlikte borçlu lehine geniş kapsamlı bir takip yasağı devreye girmektedir. Bu yasak, yalnızca özel hukuk alacaklarını değil, kamu alacaklarını da kapsayacak şekilde düzenlenmiştir.
İcra ve İflas Kanunu m. 294 uyarınca, mühlet içinde borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamamakta, başlamış olan takipler durmakta, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları uygulanamamakta, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlememektedir.
Bu düzenlemenin amacı, borçlunun malvarlığının dağılmasını önlemek ve alacaklılar arasında eşitsizliği engellemektir. Aksi takdirde, güçlü alacaklıların bireysel icra girişimleri, kolektif yeniden yapılandırma amacını işlevsiz hâle getirebilecektir. Ne var ki kanun koyucu, rehinli alacaklılar bakımından mutlak bir yasak öngörmemiş, rehin hakkının ayni karakteri ve teminat işlevi dikkate alınarak özel bir rejim benimsenmiştir.
2. Rehinli Alacaklıların Takip Hakkı ve Satış Yasağı
(i) Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip İmkânı
Rehinli alacaklı, kural olarak alacağını rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip etmek suretiyle tahsil etmektedir. Konkordato mühleti, bu takip yolunu tamamen ortadan kaldırmamıştır. İcra ve İflas Kanunu m. 295 uyarınca, mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar bakımından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilmekte veya başlamış olan takiplere devam edilebilmektedir. Bu düzenleme ile rehinli alacaklının takip hakkı teorik olarak korunmuştur. Ancak bu koruma sınırsız değildir.
(ii) Muhafaza ve Satış Yasağı
Aynı hükümde açıkça ifade edildiği üzere, bu takipler kapsamında rehinli mal hakkında muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Dolayısıyla rehinli alacaklı, takip prosedürünü ilerletebilmekte; ancak fiilî icra aşamasına geçememektedir. Başka bir ifadeyle, rehinli malın haczi, muhafazası, depolanması veya açık artırma suretiyle satışı mümkün değildir.
Bu sınırlamanın arkasındaki temel amaç, borçlunun işletmesel devamlılığının korunmasıdır. Özellikle üretim araçları, makineler, tesisler veya stoklar üzerinde tesis edilmiş rehinlerin paraya çevrilmesi, işletmenin faaliyetlerini fiilen imkânsız hâle getirebilecektir. Bu durumda konkordato projesinin başarı şansı elbette ki ciddi biçimde azalacaktır. Kanun koyucu, teminat hakkını tümden ortadan kaldırmak yerine, satış aşamasını geçici olarak askıya almak suretiyle bir denge kurmayı tercih etmiştir.
3. Satış Yasağının İstisnaları
Rehinli malın satışına ilişkin yasak mutlak değildir. Aynı maddenin devamında bazı hâllerde mahkeme izni ile satışa karar verilebileceği düzenlenmiştir. Buna göre, aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde satışa izin verilebilecektir:
(i) Rehinli malın konkordato projesi kapsamında işletme tarafından kullanılmayacak olması,
(ii) Rehinli malın değer kaybına uğrama riskinin bulunması,
(iii) Muhafaza giderlerinin yüksek olması.
Bu istisnalar, ekonomik rasyonalite ilkesine dayanmaktadır. Zira işletme faaliyetleri bakımından işlevini yitirmiş bir varlığın sırf mühlet süresi gerekçe gösterilerek atıl bırakılması, hem alacaklı hem de borçlu bakımından zarara yol açabilecektir. Örneğin üretim sürecinde artık kullanılmayan eski model makineler, açık alanda bekletildiği için hızla değer kaybeden ekipmanlar veya muhafaza masrafları ekonomik değerini aşan mallar bakımından satış yasağının sürdürülmesi, konkordato amacına hizmet etmeyecektir. Bu nedenle kanun koyucu, denetimli ve izinli bir satış mekanizması öngörmüştür.
Satıştan elde edilecek bedelden, rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılmakta ve kalan kısım genel malvarlığına dâhil edilmektedir. Böylelikle teminat hakkı korunmakta, ancak işletmenin gereksiz yük altında kalmasının da önüne geçilebilmektedir.
4. Konkordatonun Tasdiki Sonrasında Rehinli Malın Satışının Ertelenmesi
Konkordato projesinin mahkemece tasdik edilmesi, yeniden yapılandırma sürecinin yeni bir evreye girdiğinin göstergesidir. Bu aşamada rehinli alacaklıların teminat hakkı kural olarak korunmakla birlikte, kanun koyucu sınırlı bir erteleme imkânı daha tanımıştır. İcra ve İflas Kanunu m. 307 uyarınca, borçlunun talebi üzerine, tasdik kararında rehinli malın muhafaza altına alınması ve satışının bir yılı geçmemek üzere ertelenmesine karar verilebilmektedir.
Ancak bu erteleme, sıkı koşullara bağlanmıştır. Yasa uyarınca rehinle teminat altına alınmış alacak konkordato talebinden önce doğmuş olmalı, konkordato talep tarihine kadar işlemiş faiz bulunmamalı ve rehinli malın işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğu ve satış hâlinde ekonomik varlığın tehlikeye düşeceği yaklaşık ispat edilmelidir.
Bu düzenleme ile, tasdik sonrasında dahi işletmenin ani bir likidite şokuna maruz kalmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Özellikle stratejik üretim araçları bakımından satışın ertelenmesi, konkordato projesinin uygulanabilirliğini güçlendirmektedir.
Bununla birlikte, erteleme süresinin bir yıl ile sınırlandırılması ve sıkı şartlara bağlanmış olması, alacaklının teminat hakkının süresiz biçimde askıya alınmasını engellemektedir. Böylelikle teminat hakkı ortadan kaldırılmamakta; yalnızca kontrollü biçimde ötelenmektedir.
5. Üçüncü Kişiye Ait Rehinli Malların Durumu
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir diğer mesele, rehin veren kişinin konkordato borçlusu olmamasıdır. Örneğin, grup şirketleri arasında veya ortaklar tarafından üçüncü kişi lehine rehin tesis edilmiş olabilmektedir. İcra ve İflas Kanunu m. 295 ve m. 307 hükümlerinde rehin veren kişinin kim olduğuna dair bir ayrım yapılmamıştır. Düzenlemenin odak noktası, rehinli malın konkordato projesi kapsamındaki işlevi olmuştur. Bu nedenle rehinli mal üçüncü kişiye ait olsa ve/veya rehin başkasının borcu için tesis edilmiş bulunsa dahi, eğer söz konusu mal konkordato borçlusunun işletme faaliyetleri bakımından zorunlu ise, satış yasağı ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerekecektir.
6. Yönetim Kurulları ve Şirket Sahipleri Bakımından Stratejik Değerlendirme
Konkordato sürecine giren şirketlerde, rehinli varlıkların durumu yalnızca hukuki değil, aynı zamanda stratejik bir meseledir. Özellikle üretim altyapısının, taşınmazların veya yüksek değerli ekipmanların rehinli olması hâlinde, hangi rehinli varlıkların işletme açısından vazgeçilmez olduğu, hangi varlıkların projede yer almayacağı, değer kaybı riski bulunan malların ekonomik analizi ve erteleme talebinin finansal projeksiyonlara etkisi konuları dikkatlice değerlendirilmelidir.
Konkordato projesinin hazırlanması aşamasında rehinli malların kullanımına dair analiz yapılmaksızın hareket edilmesi, tasdik sürecinde ciddi riskler doğurabilecektir. Mahkeme nezdinde yapılacak yaklaşık ispat, yalnızca soyut beyanlarla değil; teknik ve mali verilerle desteklenmelidir. Bu çerçevede, konkordato sürecinin başından itibaren teminat yapısının bütüncül biçimde değerlendirilmesi ve stratejik bir yeniden yapılandırma planının oluşturulması önem arz etmektedir.
7. Sonuç
Rehinli alacaklıların konkordato mühleti içindeki konumu, teminat hakkı ile yeniden yapılandırma amacı arasında hassas bir denge üzerine kurulmuştur. Kural olarak rehinli malın muhafazası ve satışı yasaklanmakta, ancak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip hakkı korunmaktadır. İşletme bakımından gereksiz veya değer kaybı riski taşıyan mallar yönünden ise istisnai satış imkânı tanınmaktadır. Tasdik sonrasında ise sıkı şartlara bağlı olarak bir yıllık erteleme mekanizması öngörülmüştür.
Bu sistematik yapı, ne borçlunun mutlak korunmasına ne de alacaklının sınırsız tahsil yetkisine dayanmaktadır. Aksine, ekonomik bütünlüğün korunması ve alacaklı menfaatlerinin makul ölçüde teminat altına alınması hedeflenmiştir.
Şirket sahipleri ve yöneticiler bakımından konkordato, yalnızca bir hukuki prosedür değil; teminat yapısının, varlık kompozisyonunun ve nakit akış projeksiyonlarının yeniden tasarlandığı kapsamlı bir yeniden yapılanma süreci olarak değerlendirilmelidir. Rehinli varlıkların hukuki statüsünün doğru analiz edilmesi, sürecin başarısı bakımından belirleyici nitelik taşımaktadır.
Konkordato sürecinde rehinli alacaklıların hukuki konumu, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibin sınırları, mühlet içinde rehinli malın satış yasağı ve istisnaları, konkordatonun tasdiki sonrasında satışın ertelenmesi ile üçüncü kişiye ait rehinli malların hukuki durumu ve bu süreçlerin İcra ve İflas Kanunu çerçevesindeki uygulama esaslarına ilişkin avukatlık hizmeti ve hukuki mütalaa talepleriniz için avukatlık firmamızla info@cetinavukatlik.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.
Ofisimizin konu ile alakalı hizmetlerine ilişkin detaylı bilgi almak için:
