Devlet Teşvikleri

Endüstriyel Tesislerde Devlet Teşvikleri, Yatırım Teşvik Belgelerinin İptali Riskleri ve Hukuki Korunma Yolları

Sanayi tesislerinin kurulması veya mevcut fabrikaların modernizasyonu, yüksek sermaye gerektiren ve geri dönüşü uzun yıllara yayılan riskli süreçlerdir. Devlet, bu riski paylaşmak ve yatırımcıyı cesaretlendirmek adına, yatırımın başlangıç maliyetlerini düşürücü bir politika izleyebilir. Bu politikanın temel amacı; yatırımcının kesesinden çıkacak nakdin üretime, teknolojiye ve istihdama kanalize edilmesidir.

İşte bu mekanizmanın yasal zemini “Yatırım Teşvik Belgesi” (YTB) ile sağlanır. Teşvik belgesi, devletin yatırımcıya verdiği bir “imtiyaz ve taahhüt” sözleşmesidir. Ülkemizde bu sistem, 29.05.2025 tarihli ve 9903 sayılı “Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar” ve ilgili uygulama tebliğleri çerçevesinde yürütülmektedir. Bu belge sayesinde yatırımcı; makine alırken KDV ödemekten kaçınabilir, ithalat yaparken Gümrük Vergisi vermeyebilir, kredi kullanırken faiz desteği alabilir ve işletme döneminde daha az vergi ödeyebilir.

Ancak bu destekler, sıkı kurallara bağlanmış, şartlı muafiyetlerdir. Devlet, vazgeçtiği vergi gelirinin karşılığında, yatırımın fiilen gerçekleşmesini ve kurallara uyulmasını şart koşar. Bu şartlara uyulmaması halinde ise vazgeçilen tüm vergi gelirlerinin cezalarıyla iadesi söz konusu olabilir.

Bu yazımızda; yatırımcının büyük avantajlar sağladığı bu sistemin, hatalı yürütülmesi durumunda nasıl riske dönüştüğü, denetimlerde en sık yapılan hatalar ve olası bir iptal durumunda başvurulacak hukuki yollar detaylıca ele alınmaktadır.

 

1. Teşvik Belgesinin Kapsamı ve Temel Yükümlülükler

Yatırım teşvik belgesi, belgenin ekinde yer alan “Makine ve Teçhizat Listesi” ile sınırlı olacak şekilde uygulanmakta; belge kapsamındaki unsurların kullanım biçimi, devir yasakları ve belirlenen süreler mevzuatta açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.

Belge kapsamında sağlanan destek unsurları ile makine/teçhizatın belgeye uygun şekilde temini, faturalandırılması ve tesis edilmesi yükümlülüğü doğrudan yatırımcıya yüklenmiştir. İdare, beyan usulü ile işlem yapsa da esas olan fiili durumdur. Fiili harcama esas alınarak teşvik unsurlarının kullanılacağı hususu idari uygulamalarda tekraren vurgulanmaktadır. Bu nedenle söz konusu belgede yer alan tanımlara, kullanım şartlarına, asgari yatırım tutarlarına ve sürelere uyulmaması, ağır hukuki sonuçlar doğurabilmektedir.

Yatırımcıların, belgenin sadece bir “vergi muafiyet kağıdı” olmadığını, aynı zamanda devlet ile imzalanmış bir “yatırım taahhüt sözleşmesi” olduğunu unutmamaları gerekir.

 

2. Kritik Bir Süreç: Yatırımın Tamamlanması ve Tamamlama Vizesi

Teşvik sisteminin en kritik aşamalarından biri olan “Tamamlama Vizesi” sürecine özel bir parantez açmak gerekmektedir. Yatırımcılar, genellikle makineyi satın alıp kurdukları vakit, sürecin tamamlandığını düşünmektedir ancak hukuki süreç burada bitmemektedir.

Yatırım Teşvik Belgesi’nde öngörülen yatırım süresi (ve varsa alınan ek süreler) sonunda, yatırımın tamamlandığının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na veya yetkili yerel birimlere bildirilmesi zorunludur. Bu bildirime istinaden uzmanlarca tesiste “Tamamlama Vizesi Ekspertizi” yapılır. Süresi içinde tamamlama vizesine başvurulmaması halinde, belge tamamlanmamış sayılarak re’sen iptal edilebilir veya idari olarak kapatılabilir.

Belgenin tamamlanmamış sayılması, o güne kadar kullanılan indirimli kurumlar vergisi, gelir vergisi stopajı veya faiz desteği gibi desteklerin haksız kullanım olduğu iddiasını doğurur. Bu nedenle, makine fiziken orada olsa dahi, “Tamamlama Vizesi”nin alınmamış olması başlı başına bir iptal ve geri ödeme riskidir.

 

3. Denetimlerde Tespit Edilen Başlıca Usulsüzlükler

(i) Makinenin Fiilen Tesiste Olmaması

Devlet teşvikleri alınan ve teşvik belgesine konu makine ve teçhizatın belge kapsamına uygun şekilde fiilen tesiste bulunmaması, en temel ve en ağır denetim bulgularından biridir. Denetimlerde makinenin fiziksel mevcudiyeti, kurulumu, çalışır durumda olması ve üretim hattına entegrasyonu sorulmakta; belge ile uyumsuzluk tespit edildiğinde belgeyi veren idare tarafından iptal veya kısmi kapsam dışı bırakma işlemleri tesis edilebilmektedir.

Bazen makineler arıza, bakım veya onarım nedeniyle tesis dışına, yurt içi yahut yurt dışında servise gönderilmiş olabilir. Ancak bu durumun, denetim anında sevk irsaliyesi, servis formu, geçici çıkış izinleri gibi resmi kayıtlarla tevsik edilememesi halinde, makine “yok hükmünde” sayılır. Makinenin fiilen tesiste olmadığı ancak belgede gösterildiği tespit edildiğinde, sağlanan destek unsurlarının geri alınması ve idari para cezaları gündeme getirilebilir. Denetimlerde tespit tutanakları, fotoğraf, bakım-kullanım kayıtları, üretim raporları, enerji tüketim verileri gibi somut deliller esas alınmaktadır.

Bu noktada özellikle belirtilmelidir ki, makinenin teslim ve montaj kayıtları ile kabul tutanakları, kabul testleri ve üretim/sarf raporları düzenli tutulmalı; fatura ile fiili teslim arasındaki uyumsuzluklar önlenmelidir. Makine bakım için tesis dışına çıkacaksa mutlaka resmi servis formları dosyalanmalı ve belgelenmelidir.

(ii) Makinenin Kapasite Raporuna Aykırılık

Teşvik belgesinde makine/teçhizatın teknik özellikleri, kapasite verileri veya performans sınırları belge eki listelerinde gösterilebilmektedir. Denetimlerde, temin edilen makinenin belge ekiyle uyuşmaması, kapasite/performans bakımından taahhüt edilen değerlere uymaması veya farklı amaçla kayıt altına alınması hallerinde uygunsuzluk tespiti yapılabilmektedir.

Örneğin; “Tam Otomatik CNC Tezgahı” olarak teşvik listesinde yer alan bir makinenin, sahada “Yarı Otomatik” veya “Manuel” bir tezgah olarak bulunması, yanıltıcı beyan kapsamında değerlendirilebilir. Bu tür uygunsuzluklar; teşvik kapsamından çıkarma, belge iptali veya desteklerin kısmi geri alınması gibi sonuçlar doğurur. Teknik uyumsuzlukların ispatında teknik raporlar, fabrikasyon sertifikaları, üretici beyanları ve ekspertiz raporları belirleyici olmaktadır.

(iii) Teşvik Belgesi Kapsamı Dışında Kullanım ve Ticaret Yasağı

Belge ile sağlanan makine/teçhizatın belge amaçları dışında, örneğin farklı bir üretim hattında veya farklı bir işkolunda kullanılması, teşvik mevzuatına aykırılık teşkil eder. Teşvik sistemi, yatırımcının yalnızca kendi üretimi için verilen bir destekten ibarettir.

Aynı zamanda belge kapsamında sağlanan katkıların ticari amaçla elden çıkarılması veya kira/ödünç verilmesi durumunda da mevzuata aykırılık söz konusu olacağından idari işlem riskleri oluşacaktır. Özellikle, grup şirketleri arasında makinelerin izinsiz kaydırılması veya ödünç verilmesi, holding yapıları içinde sık yapılan ancak mevzuata aykırı olan hatalardandır. Bu tür kullanımlar tespit edildiğinde belge kapsamından çıkarma veya belgenin iptali yönünde işlem tesis edilebilecektir.

(iv) Fatura ve Gümrük Belgelerindeki Tutarsızlıklar

Teşvik uygulamalarında fatura ve gümrük belgelerinin tutarlılığı büyük öneme sahiptir. Fatura konusunun belge eki ile uyumlu olmaması, faturada gösterilen malın cinsinde farklılık, gümrük beyannamelerinde eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi (GTİP kodunun hatalı girilmesi gibi) denetimlerde sık rastlanan bulgulardır.

Gümrük işlemlerinde belge kapsamında sağlanan KDV ve/veya vergiden muafiyet uygulamaları, usulsüzlük halinde geri çağrılmakta ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümleri uyarınca cezai ve idari yaptırımlar (Gümrük vergisi aslı ve 3 katı ceza tahakkuku gibi) uygulanabilmektedir. Ayrıca sahte fatura veya belgelerde tespit edilen usulsüzlükler hakkında ayrı ceza soruşturmaları veya vergi tarhiyatı yapılması mümkündür.

 

4. Makine Satışı veya Devri Hâlinde İptal Riskleri

Teşvik belgesi kapsamında ithal edilen veya sağlanan makine-teçhizatın belirlenen süreler içinde (genel kural olarak 5 yıl; ancak bazı özel durumlarda veya bölgesel teşviklerde farklılık arz edebilir) izinsiz olarak elden çıkarılması, satılması veya devredilmesi durumunda belge hükümleri ihlal edilmiş sayılacaktır.

Makinenin 5 yılı dolmadan satılması gerekiyorsa, Bakanlıktan izin alınmalı ve devralan firmanın da teşvik belgesine sahip olması gibi şartlar aranmalıdır. Bu tür işlemlerin izinsiz yapıldığının tespiti hâlinde belge iptal edilebileceği gibi, sağlanan desteklerin geri alınması ve cezai yaptırımlar da uygulanabilir. Devir işlemleri için mevzuatta öngörülen izin süreçlerine uyulması gerektiği, e-TUYS sistemi üzerinden “satış izni” veya “devir talebi” oluşturulması gerektiği unutulmamalıdır.

 

5. Bakanlık Denetim Süreçleri ve En Çok Rastlanan Bulgular

Teşvik belgeleri kapsamında denetimler genellikle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülmekte; ayrıca Gümrük idareleri, SGK müfettişleri ve Hazine ve Maliye Bakanlığı vergi müfettişleri de denetim sürecine dahil olabilmektedir.

Denetimler yerinde inceleme, belgelerin incelenmesi, teknik ekspertiz ve ikincil soruşturmalar ve çapraz kontroller şeklinde yapılandırılabilmektedir. Örneğin uygulamada, bir üretim tesisi tam kapasite çalıştığını beyan ediyorsa, denetmenler elektrik ve su faturalarını inceleyerek makinenin o kapasitede çalışıp çalışmadığını kontrol edebilmektedir

Denetimlerde devlet teşvikleri konularıyla ilgili en sık karşılaşılan bulgular aşağıda listelenmektedir. Bu bulgular karşısında idari kurumlar tarafından soruşturma başlatılmakta, inceleme sonuçlarına göre idari yaptırımlar uygulanmaktadır.

-Makinenin fiilen kurulmamış veya çalışır durumda olmaması,

-Belge eki (Global Liste) ile fatura arasındaki tanım uyuşmazlıkları,

-İthalat işlemlerinde belge kullanılmasına rağmen gümrük bilgilerinin eksik veya hatalı düzenlenmesi,

-Belge şartlarının (istihdam, kapasite artışı vb.) yerine getirilmemesi,

-Belgede kayıtlı makinenin başka işletmede veya başka adrese nakledilmesi,

-Makine/teçhizatın “yeni” şartı aranmasına rağmen “kullanılmış” olarak beyan edilmesi veya elden çıkarılması.

 

6. Mali ve Cezai Yaptırımlar: Geri Ödeme, Faiz ve Vergi Cezaları

Teşvik belgesinin iptali veya belge kapsamında yer alan bir unsurun kapsam dışına alınması halinde, idare, vazgeçtiği tüm vergileri geri isteyebilir.

Geri Alma İşlemi: Yararlanılan KDV istisnası, Gümrük Vergisi muafiyeti gibi destekler, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde, yararlanıldığı tarihten itibaren işleyen gecikme zammı oranında faiz ile birlikte tahsil edilir.

Vergi Cezaları: Vergi idaresi tarafından yapılan devlet teşvikleri ile ilgili menfi tespitler neticesinde, verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilebilir.

Özel Usulsüzlük Cezaları: Teşvik mevzuatı ve ilgili tebliğlerde belirlenen usulsüzlük halleri için özel müeyyideler öngörülmüştür. Bu cezalar, destek unsurlarının geri alınmasının yanı sıra idari para cezaları, bazı hallerde teşvik belgesinin belirli sürelerle kısıtlanması veya yatırımcının belirli desteklerden yararlanmasının engellenmesi (yasaklılık hali) gibi yaptırımları içerebilmektedir.

Cezai Müeyyideler Boyutu: Eğer sahte fatura kullanımı veya gümrükte bilerek yanlış beyan ile Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet söz konusu ise, olay idari boyutu aşıp cumhuriyet savcılığına intikal ettirilerek hapis cezası istemiyle dava açılabilir.

 

7. Hukuki Korunma Yolları ve Stratejiler

Teşvik belgesinin iptali veya idari yaptırım kararı ile karşılaşılması halinde izlenebilecek hukuki yollar, teknik bilgi ve hızlı aksiyon gerektirir.

(i) İdari Başvuru, Savunma ve Mücbir Sebep

İdari işlem tesis edilmeden önce veya tebligat aşamasında, mevcut mevzuat çerçevesinde savunma hakkı etkin kullanılmalıdır. Özellikle yatırımın tamamlanamamasında veya makinenin kullanımında mücbir sebep (deprem, yangın, sel, grev, genel salgın hastalık veya ağır ekonomik kriz gibi yatırımcının iradesi dışında gelişen olaylar) varsa, bu durumun belgeleriyle (itfaiye raporu, sigorta ekspertizi vb.) sunulması, cezasız iptal veya süre uzatımı alınmasını sağlayabilir.

(ii) İdari İtiraz ve Dava Yolu ile Yürütmenin Durdurulması Mekanizması

İdari kararın tebliğinden sonra İdare Mahkemelerinde iptal davası açılabilir. Dava açılırken dikkat edilmesi gereken en kritik husus, yürütmenin durdurulması talebidir. Zira idare mahkemelerinde iptal davası açmak, tahsilatı kendiliğinden durdurmaz ve Vergi Dairesi haciz işlemi yapabilir. Bu nedenle mahkemeden, işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğacağı gerekçesi ve izahıyla yürütmenin durdurulması kararı istenmesi son derece önemlidir. Şayet mahkemece yürütmeyi durdurmaya ilişkin karar verilir ise dava sonuçlanana dek ödeme emirleri ve hacizler durur, yatırımcıya nefes alma imkanı tanınır.

(iii) İdari Usul Hatalarının İleri Sürülmesi ve Zamanaşımı

Denetim sürecinde usul hataları, delil toplanma yöntemlerindeki eksiklikler, tutanakların yetkisiz kişilerce tutulması veya bilirkişi seçimindeki kusurlar gibi noktalara dikkat edilerek idari işlemin iptali talep edilebilir. Ayrıca vergi ve ceza hukukunda uygulanan zamanaşımı sürelerinin dolup dolmadığı da hukuki savunmada kritik bir rol oynar.

(iv) Uzlaşma ve Yapılandırma Mekanizmaları

Bazı durumlarda idari makamlar ile (özellikle vergi ve gümrük cezalarında) uzlaşma, düzeltme veya taksitlendirme yoluyla çözüm bulunabilmektedir. Uzlaşma mekanizmaları, cezaların indirilmesi açısından önemli bir fırsat sunar.

 

8. Önleyici Tedbirler ve Uygulama Önerileri

Yatırımcıların devlet teşvikleri hususunda bu ağır risklerle karşılaşmaması için aşağıda önerilen Check-List’i uygulamaları önerilir.

-Teknik ve İdari Entegrasyon: Sipariş aşamasında proforma fatura ile teşvik listesinin birebir uyumlu olduğunun teknik personelce teyidi.

-Süre ve Vize Takibi: Yatırım süresi bitimini ve Tamamlama Vizesi başvuru tarihlerini takip eden bir uyarı sistemi kurulması.

-Kayıt Düzeni: Makineye ait kabul tutanakları, montaj fotoğrafları ve kapasite raporlarının olası bir denetim için hazır tutulması.

-Fatura ve Belge Kontrolü: Fatura ve gümrük belgelerinin uzman kontrolünden geçirilmesi; belge (“Global Liste” satır kodu) ile fatura tanımının uyuşmamasına izin verilmemesi.

-İç Denetim: Belge şartlarına ve devlet teşvikleri prosedürlerine ilişkin iç denetim mekanizmasının kurulması; yıllık/çeyreklik kontrol listeleri ile izleme yapılması.

-Acil Durum Paketi: Denetim anında savunma ve delil yönetimi için hazır bir belge paketinin (YTB, Listeler, Kapasite Raporu, Yerleşim Planı vb.) tutulması.

 

Sonuç

Yatırım teşvik belgeleri ve devlet teşvikleri ile ilgili mevzuat ve uygulama rejimi, 29.05.2025 tarihli ve 9903 sayılı yeni Karar ile güncellenmiş olsa da, sistemin temel mantığı ve idari riskleri aynı kalmaktadır. Devlet, sağladığı yüksek tutarlı desteklerin amacına uygun kullanıldığını denetlemekle yükümlüdür. Makine ve teçhizat temininde yapılacak usule aykırılıklar veya basit görünen ihmaller; belge iptali, desteklerin faiziyle geri alınması, vergi tarhiyatı ve ceza soruşturması gibi işletmenin devamlılığını tehdit eden sonuçlar doğurabilmektedir.

Bu nedenle yatırımcıların hem uygulama öncesi hem de sonrasında sıkı belge yönetimi, teknik uygunluk denetimi ve mevzuata uygun hareket etme yükümlülüğünü benimsemeleri büyük önem arz etmektedir. İdari bir işlem veya denetim ile karşılaşılması hâlinde; hızlı ve teknik dayanağı güçlü hukuki bir müdahale, hak kayıplarının önlenmesi bakımından belirleyici olacaktır.

Bu konuda, önleyici bir altyapının kurulması için hukuki mütalaa, risklerin tespiti ve hukuki/cezai manada potansiyel tehlikelerin en aza indirilebilmesi yahut idari ve/veya ceza davaları ile ilgili olarak, avukatlık firmamız ile info@cetinavukatlik.com adresinden irtibata geçebilirsiniz.


Ofisimizin konu ile alakalı hizmetlerine ilişkin detaylı bilgi almak için: